Dün Samandağ Kalkındırma Derneğinde düzenlenen bir toplantı ile Yaşam Alanlarına ve Geleceğine Sahip Çık Platformunun kurulduğu açıklandı. Dernek başkanları, Oda Temsilcileri, İl Genel Meclis Üyeleri ve Muhtarların katıldığı toplantıda ilçemizde kurulması planlanan Rüzgâr Enerji Santralleri (RES)’nin yaşam alanları dışına kurulması gerektiği hem fikri konuşuldu.

CAN: GELECEĞE SAHİP ÇIKMA ÇAĞRISINDA BULUNDU

SKD binasında gerçekleşen ilk toplantısında Yaşam Alanlarına ve Geleceğine Sahip Çık Platformu adına bilgilendirme yapan Behzat Can, ilçemizde kurulması planlanan Rüzgâr Enerji Santralleri (RES)’nin ilçemizin jeofizik konumunun kaldırabileceği düzeyinin kat kat üstünde olduğunu vurguladı.

 

Can katılımcılara hitaben yaptığı açıklamada, “şöyle ki; Çevlik mıntıkasından Asi boğazına ve Meydan Köyüne kadar sahilimiz çift kordon şeklinde 115 tribünle donatılmaktadır. Kordonlardan ilki kumsalın 200 m , diğeri ise 800 m doğusundadır. GAZİ RES ELK. ÜR. SAN ve TİC.A. Ş.’nin planladığı RES çiftliği şüphesiz ki ilçemizin tarım ve turizm değeri olan alanlarımızı felç edecektir.

İlçemiz mahalle, belde ve köylerinde kurulan RES’lerin dışında onlarca şirketin yüzlerce tribün kurmak için başvuruda bulunduğu, bunlardan bir kısmının tribün inşa işlemlerine başladığı, bir kısmının inşa işlemleri için vize aldığı, bir kısmının da EPDK tarafından vize işlemlerinin bekletildiği bilinmektedir. Eldeki gayri resmi verilere göre belde ve köyler dâhil, ilçemizde yaklaşık 2100 RES tribünü kurulması için başvuru yapıldığı bilinmektedir. Enerji şirketlerinin kendilerine ait haritalarına baktığımızda kurulacak tribünlerin %95’nin verimli tarım arazileri ile turizm geleceği olan elverişli yerlerde kurulması planlandığı görülmektedir’dedi.

RES’ lerden elde edilecek elektriğin nakil hatlarının yayacağı elektromanyetik dalgaların insan ve çevre üzerindeki etkileri düşünüldüğünde, yaşamı vahim boyutlarda olumsuz yönde etkilediği bilimsel olarak aşikârdır’ ifadelerine değinen Can, “ayrıca bölgemizin birinci derece deprem bölgesi olduğu göz önünde bulundurulmadan, yerin 20 m derinliklerine inilerek dikilecek olan pervane direklerinin taban suyunu nasıl etkileyeceği hakkında herhangi bir araştırmanın, tetkikin olmayışı, içilebilecek temiz su kaynaklarının bu denli önem arz ettiği bir dönemde kaygı verici bir durumdur.

Bizler temiz ve yenilenebilir enerji konumunda olan RES’lere karşı değiliz. Her zaman belirttiğimiz gibi tarım alanlarına konulması, organik tarım gibi gün geçtikçe önem arz eden değerlerin yeryüzünde desteklendiği, sit alanlarının dünyanın her yerinde koruma altına alındığı bir süreçte RES’lerin yaşam, tarım, turizm ve sit alanlarında kurulmasını İSTEMİYORUZ!

Yetkililere sesleniyoruz!

Eğer rüzgâr enerjisi insana hizmet için ise, bunu elde ederken orada yaşayan insanları görmezden gelerek, geleceklerini hiçe sayarak kurulacaksa bu bir yaşam katliamı değil midir?

Kaldı ki uzman biyolog Bektaş SÖNMEZ’ in alan sorumluluğunda ve Doç. Dr. Şükran ÖZDİLEK’ in proje yürütücülüğünü üstlenmiş olduğu 2009 yılına ait akademik düzeydeki çalışmanın sonuç bildirisinin 8. maddesinde yer verildiği üzere; RES’ lerden üretilen enerjinin nakli esnasında kablolar etrafında oluşan elektromanyetik kirliliğin azımsanmayacak düzeyde olduğu bu durumun sadece deniz kaplumbağaları değil, kıyısal alanın tahribatı açısından büyük bir katliam olarak değerlendirildiği, Bu nedenle RES’ lerin bölgede kurulmasının uygun olmadığı yer almakta ve gerekli önlemlerin alınmasını önermektedirler.

Ayrıca TMMOB’ un 2009 yılına ait bu bölgede inceleme yaparak hazırladığı raporda belirtildiği gibi; Yerel yönetimlerin ve bölgede yaşayan halkın görüşü alınmadan ve kaygıları giderilmeden tribün yeri tahsis edilmesi yanlış bir uygulama olduğunu ifade etmişlerdir.

İlçemizde işsizlik had safhada iken, gençlerimiz yurtdışı çöllerinde ekmek peşinde koşarken, hepimizin tek umudu ve turizm değeri olan sahillerimizde istihdam yaratacak, işsizliği yok edecek yatırımların yapılmasını talep ediyoruz. Turizm ve tarım değeri olan arazilerimizi mahvedecek olan enerji tekellerinin, ilçemizi pervane çöplüğüne getirmesine izin vermeyeceğimizi ilan ediyoruz. R.E.S Şirketlerinin, bazı kişi ve kurumlara sunduğu promosyon ve istihdam vaatlerinin altındaki niyetini çok iyi bilmekteyiz. Samandağ Halkı olarak bunlara kanmayacağımızı ve geleceğimize hep beraber sahip çıkacağımıza inanıyoruz”dedi.

RES’lerin kurulmasına değil, yaşam alanlarında kurulmasına karşı olunduğunun vurgulandığı toplantıda, 804 adet RES’lerin nerelerde kurulacağının EPDK’nın internet adresinden görülebileceği, bunların deprem bölgesi ilan edilen ilçemizde nelere mal olacağı, bu kurulacak tribünlerden hangilerine karşı çıkılması gerektiği, kurulacak tribünlerle Samandağı’nın bitirileceği, bu tribünlere ortak bir sinerji ile karşı çıkılması ve halkın bilgilendirilmesi gerektiği, turizm bölgesi olan ilçemizde böyle bir çalışmanın turizme darbe olduğu, Samandağı’na yapılan bu yatırımın bize hiçbir getirisinin olmadığı aksine insanların sağlığından edileceği, RES’lerin kurulu diğer ülkelerde yerleşim alanlarından uzak olmasının yanında ilçemizde mahalle adının söylenmesinin bile çok tehlikeli olduğunun altı çizildi.

YER: BAŞVURU SAHİBİ: TRİBÜN SAYISI:

Hıdırbey……………................................İNTAŞ ENRJİ A.Ş………….................................15

Kapısuyu………………. ……………….AKSA ENRJİ A.Ş. ……………………..…….…..12

Mızraklı,Küçükgil Tepesi,

Değirmenbaşı,Berdüş Tepesi……………ASİL EN.ÜRT.A.Ş…………………..………….15

Çevlik……………………………………..DENİZ ELKT.Ü.A.Ş………………….………..16

Samandağ Sahil Açıkları…………………OKYANUS EN.Ü. LTD Ş……………..………33

Çevlik……………………………………..SAMYELİ RES…………………………..…….21

Karaçay,Özbek,Büyükçat,Dolapgözü…..ZT.EN.ELK.ÜR.SAN.TİC.A.Ş………………..13

Asi…………………………………………AKSA EN.ÜR.A.Ş…………………………....…15

Musa Dağı…………………………………ALMER TEKSTİL SAN.TİC A.Ş…………….10

Beşir Tepe,Kutlu Tepe (Mızraklı)………..GAZİ RES ELK.A.Ş……………………..……50

Erikli……………………………………….ELESTAŞ ELK.A.Ş……………………………6

Karaçay……………………………………DEBİ ENRJİ A.Ş……………………….……...24

Ataköy………………………………………ELESTAŞ ELK.A.Ş…………………………...6

Samandağ,Alevışık,Çiğdede,Çevlik,

Kapısuyu,Vakıflı,Kurtderesi,Hıdırbey,

Zeytunlu……………………………………BİLGİN RÜZG.ENR.ÜR.A.Ş…………….….200

Uzunbağ,Mızraklı,Eriklikuyu…………….KARRES ENR.A.Ş………………………..…...21

Teknepınar………………………………….ANTAKYA RÜZG.EN.ELK.Ü.LTD.Ş………36

Çubuklu,Çökek,Koçören,Ataköy,

Vahşiali Tepesi………………………………ZT. ENRJ.ELK.A.Ş………………………….33

Çanakoluk……………………………………AKSA EN.A.Ş…………………………………8

Asi,Meydan.Tekebaşı……………………….RASA RADYATÖR SAN.A.Ş………………..70

Uzunbağ,Tomruksuyu,Yaylıca,Özbekli,

Fidanlı,Karaçay……………………………YENİ BELEN EN.ELK.ÜR.A.Ş…………….....24

Meydan Köyü (türbe)……………………..MELTEM ELK.ÜRT.A.Ş………………………20

Yaylıca……………………………………..RASA RADYATÖR SAN A.Ş…………………20

Karaçay,Özbekli…………………………..GYY PROJE İNŞ.TURİZM TİC.A.Ş………….12

Samandağ-Mürüç,Cevhari,Hendek,Saz……GAZİ RES ELK.ÜR.SAN.TİC.A.Ş…………115

Tekebaşı beldesi………………………………EZSE-SİNE ELK.ÜRETİM AŞ……………..9

Toplam: 804 adet

 

Yaşam Alanlarına Sahip Çık” platformu ikinci toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda, Şehir Plancıları Odası eski genel başkanı şehir plancısı Senihi Kitapçı platform üyelerine bilgi verdi.

KİTAPÇI: YAŞAM ALANLARI ŞİRKETLERİN KONTROLÜNE GEÇECEK

Rüzgar Enerji Santrallerinin yaşam alanlarında kurulmasına karşı oluşturulan “Yaşam Alanlarına Sahip Çık” platformu ikinci toplantısını Samandağ Kalkındırma Derneği binasında gerçekleşti. Toplantıya, il genel meclis üyeleri, merkez ve köy muhtarları, sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcilerinden oluşan platform üyeleri katıldı.

Toplantıda söz alan Şehir plancısı Senihi Kitapçı, “Samandağ’da bu konuda başka yerlere benzemeyen bir durum vardır. Rüzgar enerji santrallerinin yaşam alanı içinde nasıl olumsuz etki yaptığı gizleniyor. Gelecekte burası rüzgar enerjisi sahası olacak ve emniyet bandıyla kuşatılarak RES şirketlerinin kontrolüne girecektir. Bu güvenlik şeridine yakın hiç kimse kat yapamayacaktır. Kendi toprağı olmasına rağmen istediği tasarrufu yapaya engel olacaklardır. Şirketler her ne kadar onlara lazım olan ufak yerleri kamulaştırmış ve haritalarında nokta şeklinde göstermiş olsalar da ileride, emniyet anlamında geniş bir alanda kontrolü ellerine geçireceklerdir.

Devlet bu şirketlere sanki kamu kuruluşlarıymış gibi kamulaştırma hakkı veriyor. Rüzgardan ucuz enerji üretiyorlar bunun bizlere hiçbir yansıması yoktur. Ama şirketlere büyük karlar sağlıyor. Şirketler bu konuda sanki bu kentte insan, bitki, hayvan yaşamıyormuş gibi davranıp, ben istediğim yere pervanemi dikerim diyor. Kuş göç yollarına büyük zarar vereceklerdir. Bu şirketlere burası için olumlu rapor verenler ve onaylayanlar büyük bir ihanet içindedir”dedi.

Sunumun ardından platform üyeleri, bu konuda Samandağ’da herkesin yaşam alanlarına sahip çıkmaya davet ederek bir dizi eylem ve toplantı kararı aldı. Toplantı sonunda ortak bir basın metni hazırlanarak imza altına alındı.

Son Güncelleme ( Pazar, 06 Haziran 2010 09:41 )