AİLE HEKİMLİĞİ PANELİ SAMANDAĞ BELEDİYE NİKAH SALONUNDA YAPILDI
"AİLE HEKİMLİĞİ PİYASAYA YÖNELİK HİZMET VERİYOR"
Samandağ Kalkındırma Derneği tarafından düzenlenen "Aile Hekimliği Uygulamaları" konulu söyleşi geçtiğimiz hafta sonunda Belediye Toplantı Salonunda gerçekleşti.
Söyleşide SES Hatay Şube Başkanı İbrahim Sayman ve Hatay Tabipler Odası eski başkanı Aile Hekimi Dr. Sadık Nazik birer sunum gerçekleştirdiler.
Söyleşiden önce söz alan SKD Başkanı Adil Nural kısa bir bilgilendirme ve teşekkür konuşması yaptı. Söz alan İbrahim Sayman, "Türkiye sağlık sistemi 1960 anayasasından sonra kurumlaşmaya başladı ve sağlık politikaları oluşmaya başladı. 1980'den sonra 12 Ocak kararlarından itibaren sağlıkta özelleştirmenin yolu açıldı. Türkiye'de ilk özel hastane 1980'li yılların sonunda açıldı. Ardından yemek haneler özelleşti. 1994 krizinden sonra dünya bankası rapor yayınladı ve sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesini istedi. 2002 yılında tek parti hükümetiyle planlanan sağlık reformlarının önü açıldı ve AKP hükümeti ilk yaptığı şey sağlık reformları oldu. Reformlar sermaye için yapılmıştır. Reformlar, sağlık hizmetini tek çatı altında toplayıp finansmanını ayırarak özelleştirmek için yapılmıştır. Aile hekimliğin temel âmâcı da budur. 12 Haziran seçimlerinden sonra kişiler aldıkları sağlık hizmeti karşılığında prim ödeyecek. Bu sistemle devlet artık sağlık hizmeti vermeyecek. Ülkemizde nüfusun %30'u yeşil kartlı işsizlik %11 genç nüfusta işsizlik ise %25'tir. Genç nüfus bu sağlık hizmetlerinden faydalanamayacaktır" dedi.
Aile Hekimi Sadık Nazik yaptığı sunumda sağlık hakkı konusunda bilgi vererek şunları söyledi. “ dünya sağlık örgütü artık sağlık örgütü olmaktan çıktı. Bunun son örneği Japonya’da yaşandı ve nükleer sızıntı konusunda tehlike yok demişti. Ülkemizde 61 anayasasında sağlık bir hak olarak verilirken 80 anayasası bunu vermiyor. Herkesin sağlıklı var olma ( yaşama) hakkı olmalıdır diyoruz. Herkesin iş, gelir, sosyal güvenlik, çalışma ortamı, kültür, sanat, konut, eğitim ve temsili yet gibi haklara sahip olması gerekir. Eşit ulaşılabilir tüm nüfusu kapsayan nitelikli sağlık hakkına bütün insanların sahip olduğunu düşünüyorum. Paranız ölçüsünde sağlık hizmeti alıyorsanız siz o zaman müşterisiniz.
Sağlık reformu, dünyadaki egemen ideoloji, küreselleşme ve neoliberalizm için yapılmaktadır. Devletin sosyal işlerden çekilip her şeyi sermayeye bırakmasıyla hakkımız olan her şeye ulaşamıyoruz. Bu konuda sağlık ve esenlik durumumuz gittikçe azalıyor. Maliyet artınca hastaneler kar düşünecek katkı payları ve ek ödemelerle sağlıksızlık ortaya çıkacak. 2002’den 2007 tarihine kadar sağlık maliyeti yüzde beş yüz artmıştır. Ama insanlar yüzde beş yüz hizmet alabilmiş midir? Türkiye’nin gelir pastası yüzde yirmilik bir nüfus tarafından yeniliyor. Hükümet sosyal güvenliği, eğitimi ve sağlığı bir yük olarak görüyor ve bunu üstünden atmaya çalışıyor”dedi
Aile hekimliği konusuna değinen Nazik, konuşmasını şöyle sürdürdü. “ bu konuda hekim işgücü piyasası oluşturmaya çalışılıyor ve işsiz hekim yaratılacak. Koruyucu sağlık hizmetleri sekteye uğratılmış durumda çünkü aile hekimliği sadece tedaviye yönelik sağlık hizmeti verir. O da piyasaya hizmet ediyor. Sağlık ocaklarını a-b-c diye ayırdılar. Birde tanımlanamayanlar var. Bu durumda eşit sağlık hizmeti verilmemektedir. Biz diyoruz ki bütün vatandaşlar A sınıfı hizmeti alsın bunu herkes hak eder” dedi.Sunumun ardından katılımcılar soru ve önerilerini paylaştılar.